İş sözleşmesi sona erecek olan bir işçi için ihbar süresi, yalnızca iş ilişkisinin sona ermesinden önce geçirilen bir bekleme dönemi değildir. Aynı zamanda, işçinin bu süre içerisinde yeni bir iş bulabilmesini sağlamak amacıyla kanun tarafından güvence altına alınmış bir haktır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca işveren, bildirim süresi içinde işçiye yeni bir iş bulabilmesi amacıyla iş saatleri içerisinde ve ücret kesintisi yapmaksızın iş arama izni vermekle yükümlüdür.
Bu düzenlemenin amacı, işçinin mevcut işinden ayrılmadan önce yeni bir iş bulabilmesine imkân tanımaktır. Bu nedenle iş arama izni, işverenin takdirine bağlı bir uygulama değil, kanundan doğan bir işçi hakkıdır.
İş Arama İznine İlişkin Temel Kurallar
Süre: İş arama izninin günlük süresi iki saatten az olamaz. Taraflar anlaşarak bu süreyi artırabilir; ancak kanundaki asgari sürenin altına inemez.
Ücret: İş arama izni ücretli bir izindir. İşçinin bu süre içerisinde çalışmaması nedeniyle ücretinden herhangi bir kesinti yapılamaz.
İşverenin Yükümlülüğü: İş arama izninin kullandırılması işverenin yasal yükümlülüğüdür. İşveren, işçinin ayrıca talepte bulunmasını beklemeksizin bu hakkın kullanılmasını sağlamakla yükümlüdür.
Kullanım Zamanı: İş arama izni iş saatleri içerisinde kullandırılır. İşveren, işyerinin çalışma düzenini gözeterek iznin hangi saatlerde kullanılacağını belirleyebilir. Ancak bu yetki, işçinin iş arama hakkını fiilen kullanmasını engelleyecek şekilde kullanılamaz.
Toplu Kullanım: İşçi, iş arama izinlerini toplu olarak kullanmayı talep edebilir. Bunun için toplu kullanımın işten ayrılacağı günden önceki günlere rastlatılması ve talebin işverene önceden bildirilmesi gerekir.
Yeni İş Bulunması: İşçinin ihbar süresi içerisinde yeni bir iş bulmuş olması, tek başına iş arama izni hakkını ortadan kaldırmaz. İhbar süresi devam ettiği sürece bu hak da devam eder.
İzin Sırasında Çalıştırma: İşveren, iş arama izni sırasında işçiyi çalıştırırsa, çalıştırdığı sürenin ücretini %100 zamlı olarak ödemekle yükümlüdür. Bu ödeme, işçinin iş arama izni nedeniyle hak ettiği ücrete ilave olarak yapılır.
İznin Kullandırılmaması: İş arama izninin hiç kullandırılmaması veya eksik kullandırılması, somut olayın özelliklerine göre işçi açısından haklı nedenle fesih ve ücret alacağı bakımından hukuki sonuçlar doğurabilir.
Kısmi Süreli Çalışma: Kısmi süreli çalışanlarda iş arama izni, çalışma süresi esas alınarak orantılı şekilde değerlendirilir.
Tatil Günleri: Hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günleri için ayrıca iş arama izni hesabı yapılmaz.
Sonuç
İhbar süresi boyunca işçi, mevcut işinde çalışmaya devam ederken bir yandan da yeni bir iş bulmaya çalışmaktadır. İş arama izninin temel amacı, bu geçiş döneminde işçiye yeni bir iş arayabilmesi için gerekli zamanı sağlamaktır.
Bu nedenle iş arama izni, “İşçi isterse kullansın” denilecek sıradan bir uygulama değildir. İşveren açısından yerine getirilmesi gereken yasal bir yükümlülük, işçi açısından ise kanunla güvence altına alınmış bir haktır.
Özellikle fesih süreçlerini yöneten işverenlerin ve insan kaynakları birimlerinin, ihbar süresinin hesaplanmasının yanı sıra iş arama izinlerinin hangi gün ve saatlerde kullandırıldığını kayıt altına alması ve gerektiğinde ispat edebilecek şekilde belgelendirmesi önem taşır. Aksi hâlde, basit görünen bir uygulama hatası dahi sonradan ücret alacağı veya haklı nedenle fesih iddialarına konu olabilecek hukuki uyuşmazlıklara yol açabilir.
Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme değişebilir.
Faydalı olması dileğiyle.
—Doğrusunu öğren—