İş sözleşmesi sona erdiğinde çalışanların en çok merak ettiği konulardan biri, kıdem ve ihbar tazminatlarının ne zaman ve nasıl ödeneceğidir. Özellikle son yıllarda ekonomik gerekçeler öne sürülerek birçok işveren, tazminatları tek seferde ödemek yerine birkaç aya yayılan taksitler halinde ödemeyi teklif etmekte, hatta bunun “kanuni hak” olduğunu iddia etmektedir.

Kıdem tazminatı bakımından temel düzenleme, mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükte bulunan 14. maddesinde; ihbar tazminatı bakımından ise 4857 sayılı İş Kanunu’nun ilgili hükümlerinde yer almaktadır. Ayrıca işçi alacaklarına ilişkin ibranameler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesi kapsamında özel şartlara bağlanmıştır.

Peki gerçekten işverenin böyle bir hakkı var mı?

Kısa cevap: Hayır. Türk iş hukukunda işverenin kıdem veya ihbar tazminatını tek taraflı olarak taksitlendirme yetkisi bulunmamaktadır.

Kural: Tazminat Fesih Tarihinde Muaccel Hale Gelir

İş sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte kıdem ve ihbar tazminatı alacağı doğar. Bu nedenle işverenin ödeme borcu, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte doğar. İşçinin ayrıca bir talepte bulunmasına gerek olmaksızın kıdem ve ihbar tazminatı muaccel hale gelir.

Mevzuatta işverene kıdem veya ihbar tazminatını tek taraflı olarak taksitlendirme yetkisi veren herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.

Dolayısıyla;

“Şirket olarak tazminatı 4 taksitte ödeme hakkımız var.”

şeklindeki bir iddianın hukuki bir dayanağı yoktur.

İşveren Tek Taraflı Olarak Taksit Yapabilir mi?

Hayır.

İşveren, ekonomik sıkıntı yaşaması, nakit akışının bozulması veya şirket politikası gibi gerekçelerle tazminatı tek taraflı olarak taksite bölemez.

İşçi de böyle bir uygulamayı kabul etmek zorunda değildir.

İşçi kabul etmediği halde işveren ödemeyi taksite bağlarsa, kalan alacaklar bakımından hukuki sorumluluğu devam eder.

Taksitli Ödeme Hiç Mi Mümkün Değil?

Elbette mümkündür.

Ancak bunun tek yolu tarafların karşılıklı anlaşmasıdır.

İşçi;

  • özgür iradesiyle,
  • herhangi bir baskı altında kalmadan,
  • tercihen yazılı bir protokol düzenlenerek

taksitli ödemeyi kabul edebilir.

Burada önemli olan nokta şudur: Taksitlendirme kanundan değil, tarafların anlaşmasından kaynaklanır. İşveren bunu dayatamaz.

Şirketin Mali Durumu Gerekçe Olabilir mi?

Hayır.

Uygulamada sıkça karşılaşılan savunmalardan biri de şudur:

“Şirketin şu an nakdi yok.”

Bu durum tek başına işverene taksitlendirme hakkı vermez. Şirketin ekonomik sıkıntı yaşaması, işçinin doğmuş olan alacağını ortadan kaldırmadığı gibi ödeme zamanını da kendiliğinden değiştirmez.

Konkordato veya İflas Durumu Farklıdır

Burada önemli bir istisna bulunmaktadır. Eğer şirket hakkında konkordato veya iflas süreci başlamışsa, alacakların tahsili İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yürütülür.

Bu durumda ödeme sırası, tahsil yöntemi ve alacakların takibi farklı kurallara tabi olabilir. Dolayısıyla “şirket konkordatoda” ise olay ayrıca değerlendirilmelidir.

İşçi Taksitlendirmeyi Kabul Edecekse Nelere Dikkat Etmeli?

Bazı durumlarda işçi, alacağını uzun süren dava süreçlerine bırakmak istemeyebilir ve taksitli ödemeyi kabul edebilir. Böyle bir durumda mutlaka yazılı bir ödeme protokolü hazırlanmalıdır.

Protokolde özellikle;

  • taksit tutarları,
  • ödeme tarihleri,
  • ödeme şekli,
  • gecikme halinde kalan borcun tamamının muaccel olacağı,
  • uygulanacak faiz,
  • mümkünse teminat (kefalet, banka teminat mektubu vb.)

açıkça düzenlenmelidir. Aksi halde ileride yeni uyuşmazlıklar yaşanabilir.

İbraname Konusunda Dikkatli Olun

Bazı işverenler ilk taksiti ödedikten sonra işçiye;

“Bütün haklarımı eksiksiz aldım.”

şeklinde bir ibraname imzalatmaya çalışabilmektedir. Oysa işçi alacaklarına ilişkin ibranamelerin geçerli olabilmesi için Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesinde düzenlenen sıkı şartların sağlanması gerekir.

Özellikle;

  • iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren en az bir ay geçmiş olması,
  • ödemenin banka aracılığıyla yapılması,
  • ibra edilen alacağın türü ve miktarının açıkça belirtilmesi

gibi şartlar önem taşımaktadır. Bu nedenle her imzalanan ibraname hukuken geçerli değildir.

İşveren Ödeme Yapmazsa İşçi Ne Yapabilir?

İşveren peşin ödeme yapmaz veya tek taraflı olarak taksit uygulamaya kalkarsa işçi;

  • Zorunlu arabuluculuğa başvurabilir.
  • Anlaşma sağlanamazsa İş Mahkemesi’nde dava açabilir.
  • İhtarname göndermesi de mümkündür.

Faiz Nasıl Hesaplanır?

Kıdem tazminatında faiz fesih tarihinden itibaren işlemeye başlar ve bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanır. İhbar tazminatında ise uygulamada kural olarak borçlunun temerrüde düştüğü tarihten itibaren yasal faiz işletilmektedir. Bu iki tazminat bakımından uygulanacak faiz türü ve başlangıcı birbirinden farklıdır. Bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı bakımından faiz türü ile faizin başlangıç tarihi farklılık gösterebilir.

Zamanaşımı Süresi

Fesih tarihine ve uygulanacak geçiş hükümlerine göre değerlendirilmekle birlikte, günümüzde açılan davaların büyük bölümünde 5 yıllık zamanaşımı uygulanmaktadır. Bu nedenle hak arama sürecinin gereksiz yere geciktirilmemesi önemlidir.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

  • İşveren kıdem tazminatını tek taraflı olarak taksitlendirebilir mi?Hayır. İşçinin açık rızası olmadan tek taraflı taksitlendirme yapılamaz.
  • Taksitli ödemeyi kabul etmek zorunda mıyım?Hayır. Bu tamamen sizin serbest iradenize bağlıdır.
  • Şirketin ekonomik sıkıntıda olması ödeme yükümlülüğünü kaldırır mı?Hayır. Mali sıkıntı tek başına taksitlendirme hakkı vermez.
  • Konkordato halinde durum değişir mi?Evet. Konkordato ve iflas süreçlerinde İcra ve İflas Kanunu hükümleri uygulanır.
  • İşveren sadece ilk taksiti ödeyip ibraname imzalatmak isterse ne yapmalıyım?İbranameyi imzalamadan önce mutlaka hukuki sonuçlarını değerlendirin. Her ibraname geçerli değildir.

Sonuç

İşverenin, “Kanunen kıdem ve ihbar tazminatını 4 taksitte ödeme hakkımız var.” şeklindeki iddiası hukuken doğru değildir.

Türk iş hukukunda esas olan, kıdem ve ihbar tazminatının iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte ve peşin olarak ödenmesidir. Taksitli ödeme ancak işçinin açık ve özgür iradesiyle kabul etmesi halinde mümkündür. İşçi böyle bir teklifi kabul etmek zorunda değildir.

Hak edilen tazminatın tek taraflı olarak taksitlendirilmesi halinde ise işçi; arabuluculuk, dava ve ihtarname yollarına başvurarak alacağını ve şartları oluşmuşsa faizini talep edebilir.

Sonuç olarak, ekonomik güçlük yaşanması veya şirket politikası, işverene tek taraflı taksitlendirme yetkisi vermez. İşçinin ekonomik zorluk yaşayan işverene yardımcı olmak amacıyla taksitli ödemeyi kabul etmesi mümkündür. Ancak bu, hukuki bir zorunluluk değil, tamamen işçinin serbest iradesine bağlı bir tercihtir. İşveren bu tercihi dayatamaz. Hukuki güvenliğin temel ilkesi, doğmuş işçi alacaklarının zamanında ve eksiksiz ödenmesidir.

Not: Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her iş ilişkisinin kendine özgü özellikleri bulunabileceğinden, somut uyuşmazlıklarda bir hukukçudan veya ilgili uzmandan görüş alınması hak kaybı yaşanmaması açısından önemlidir.

Faydalı olması dileğiyle.

—Doğrusunu öğren—

By admin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir